{"id":1660,"date":"2025-11-28T15:22:37","date_gmt":"2025-11-28T15:22:37","guid":{"rendered":"https:\/\/ruyaa.cc\/?p=1660"},"modified":"2025-11-28T15:22:41","modified_gmt":"2025-11-28T15:22:41","slug":"batililasma-oykusu-batililasmanin-tarihi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/ruyaa.cc\/tr\/Page\/1660","title":{"rendered":"Bat\u0131l\u0131la\u015fma \u00d6yk\u00fcs\u00fc\/Bat\u0131l\u0131la\u015fman\u0131n Tarihi"},"content":{"rendered":"\n<p><\/p>\n\n\n\n<p><strong>D. Ali Ferid<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p><strong>Bat\u0131l\u0131la\u015fma: Tohumlar\u0131 ve K\u00f6kleri<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Fatih Sultan Mehmet\u2019in Konstantinopolis&#8217;i (\u0130stanbul\u2019u) fethi, Napolyon&#8217;un M\u0131s\u0131r seferine benziyordu: \u0130ki medeniyet ve ilkeleri aras\u0131ndaki farktan kaynaklanan bu iki komutan\u0131n sava\u015f y\u00f6ntemleri ve fetih ama\u00e7lar\u0131 farkl\u0131l\u0131k arz etse de, her ikisi de \u00e7a\u011f a\u00e7\u0131p \u00e7a\u011f kapayan ve sava\u015fa maruz kalan iki toplumu uyand\u0131r\u0131p harekete ge\u00e7iren bir \u00f6zelli\u011fe sahipti.&nbsp;&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Fatih Sultan Mehmet, peygamber \u00f6ng\u00f6r\u00fcs\u00fcn\u00fc ger\u00e7ekle\u015ftirerek bunun sevab\u0131n\u0131 almak istemi\u015fti. Fatih, \u201cKonstantinopolis bir g\u00fcn mutlaka fethedilecektir, Onu fetheden ordu ne g\u00fczel bir ordudur, o komutan ne g\u00fczel bir komutand\u0131r!\u201d s\u00f6z\u00fcndeki m\u00fcjdeye nail olmak isterken, Napolyon ise ganimet ve maddi kazan\u00e7lar\u0131n tek sahibi olaca\u011f\u0131 bir Do\u011fu \u0130mparatorlu\u011fu kurma sevdas\u0131n\u0131n pe\u015findeydi.<\/p>\n\n\n\n<p>Fatih, Konstantinopolis\u2019i fethettikten sonra tek bir kan d\u00f6kmedi, hak ve hakikatin, iyili\u011fin, affetmenin ve \u201c\u00f6teki\u201dyi oldu\u011fu gibi kabullenmenin sa\u011flam temellerini att\u0131; Napolyon\u2019a gelince o k\u00fc\u00e7\u00fck \u00e7ocuklar\u0131n sa\u00e7lar\u0131n\u0131 dahi a\u011fartacak kadar \u00fcrk\u00fct\u00fcc\u00fc zul\u00fcmlere imza att\u0131; haks\u0131zl\u0131k, \u015fiddet ve \u201c\u00f6teki\u201dni tan\u0131mama bir t\u00fcrl\u00fc k\u00f6k salamayan y\u00f6netimini sa\u011flamla\u015ft\u0131rman\u0131n tek yoluydu.<\/p>\n\n\n\n<p>Konstantinopolis g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar M\u00fcsl\u00fcman olarak kald\u0131; Napolyon&#8217;un seferi ise \u00fc\u00e7 y\u0131ldan fazla s\u00fcrmedi, sonras\u0131nda da fiyasko ve hayal k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde hor ve hakir olarak M\u0131s\u0131r\u2019dan \u00e7\u0131k\u0131p gerisin geriye d\u00f6nmek zorunda kald\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Fatih Sultan Mehmet, M\u00fcsl\u00fcman Do\u011fu&#8217;nun ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 ilim, marifet ve medeniyeti H\u0131ristiyan Bat\u0131\u2019n\u0131n istifadesine sundu, sahip oldu\u011fu hi\u00e7 bir ilimi onlardan esirgemedi, kendisine ait olmayan bir hakk\u0131 da zorla elde etmedi. Ne var ki Napolyon, Bat\u0131&#8217;n\u0131n ilim ve bilimini Do\u011fu&#8217;dan esirgedi, iddia edilenin aksine bir ayd\u0131nlanma \u00e7a\u011f\u0131n\u0131 ba\u015flatmad\u0131, bilakis yeni do\u011fmakta olan bir Do\u011fu R\u00f6nesans\u2019\u0131na d\u00fc\u015f\u00fck yapt\u0131rd\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130ki komutan aras\u0131ndaki bu farklar, ayn\u0131 zamanda \u0130slam Do\u011fu Medeniyeti ile Hristiyan Bat\u0131 Medeniyeti ars\u0131ndaki temel farklar\u0131 olu\u015fturmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Bat\u0131 uygarl\u0131\u011f\u0131, MS 476&#8217;da Roma \u0130mparatorlu\u011fu da\u011f\u0131l\u0131p aralar\u0131nda birle\u015ftirici bir ba\u011f olmayan emirlik ve krall\u0131klara d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcnde ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Bundan \u00f6nce Avrupa\u2019n\u0131n kuzeyi, Normanlar, Salkabaslar, Saksonlar ve di\u011fer yar\u0131 vah\u015fi kabilelerle dolup ta\u015f\u0131yordu. Roma Devletinin, Avrupa&#8217;n\u0131n orta ve g\u00fcneyinde &nbsp;b\u00f6yle karma\u015f\u0131k bir yap\u0131y\u0131 kucaklamaya g\u00fcc\u00fc yetmedi, otoritesi alt\u0131na veya bayra\u011f\u0131 alt\u0131na alamad\u0131, nihayetinde onlar\u0131 kontrol alt\u0131na alabilme \u00fcmidini yitirdi ve kuzey s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 bu yap\u0131n\u0131n s\u00fcrekli sald\u0131r\u0131 ve ya\u011fma faaliyetlerinden korumakla yetindi. Roma Devleti y\u0131k\u0131l\u0131nca onunla birlikte b\u00fct\u00fcn Avrupa \u201cKaranl\u0131k Orta \u00c7a\u011fl\u201d olarak adland\u0131r\u0131lan batakl\u0131\u011fa d\u00fc\u015ft\u00fc.<a href=\"#_ftn1\" id=\"_ftnref1\">[1]<\/a><\/p>\n\n\n\n<p>Avrupa\u2019da dini ve siyasi otoriteyi elinde tutan feodalite krallar\u0131 ve kilise papalar\u0131, \u0130slam&#8217;\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131, do\u011fuda Roma Hristiyanl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ya da Hristiyan Roma&#8217;n\u0131n alan\u0131n\u0131n daralmas\u0131, bat\u0131da fetihlerin yayg\u0131nla\u015fmas\u0131, Romal\u0131lar\u0131n M\u0131s\u0131r ve Suriye&#8217;den s\u00fcr\u00fclmesi ve Avrupa&#8217;n\u0131n g\u00fcney kesimine s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131, End\u00fcl\u00fcs\u2019\u00fcn fethi ve do\u011fuda \u00c7in&#8217;in ku\u015fat\u0131lmas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan korkuya kap\u0131ld\u0131lar ve \u0130slami ilerleyi\u015fin \u00f6n\u00fcn\u00fc almak i\u00e7in Avrupa&#8217;n\u0131n Orta \u00c7a\u011f Karanl\u0131\u011f\u0131\u2019na d\u00fc\u015fmesine neden oldular. Daha d\u00fcn End\u00fcl\u00fcs&#8217;te oldu\u011fu gibi Avrupa&#8217;n\u0131n g\u00fcneyinde de Hristiyanl\u0131\u011f\u0131n otoritesinin yok olmas\u0131na sebep olmas\u0131ndan endi\u015fe ettiler. Bu nedenle kuzeye y\u00f6nelip bir din \u00e7at\u0131s\u0131 alt\u0131nda toplanmayan bu ba\u015f\u0131bozuk barbarlar\u0131 Hristiyan yapmay\u0131, k\u0131sa s\u00fcre sonra da \u015eam ve M\u0131s\u0131r&#8217;dan gelebilecek \u0130slam tehlikesine kar\u015f\u0131 koyacak ordulara yard\u0131mc\u0131 g\u00fc\u00e7 haline getirmeyi d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcler.<a href=\"#_ftn2\" id=\"_ftnref2\">[2]<\/a><\/p>\n\n\n\n<p>Papalar\u0131n bu iste\u011fi, bazen hile, aldatma, mal ve m\u00fclk; bazen de bu vah\u015fi kabilelerin tek bir din \u00e7at\u0131s\u0131 alt\u0131nda birle\u015fme arzusu sayesinde ger\u00e7ekle\u015fti. Rahip ve papazlar\u0131n giri\u015fti\u011fi geni\u015f misyonerlik faaliyetlerinin temel ta\u015f\u0131n\u0131, \u0130slam ve \u0130slam Peygamberi Hz. Muhammed\u2019i, Kur\u2019an ve M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 bu kabilelere k\u00f6t\u00fc g\u00f6sterme olu\u015fturuyordu. Her t\u00fcrl\u00fc eksik ve kusuru \u0130slam&#8217;a yak\u0131\u015ft\u0131r\u0131yor ve yeni Hristiyan olanlar\u0131n zihninde M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n kan d\u00f6kmeye susam\u0131\u015f, \u015fehirlere sava\u015f a\u00e7an, krall\u0131klar\u0131 hor g\u00f6ren, medeniyet ve uygarl\u0131\u011f\u0131 tahrip eden vah\u015fi barbarlardan ba\u015fka kimseler olmad\u0131klar\u0131 portresini yerle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor ve buna uygun \u0130slam ve \u0130slam peygamberi hakk\u0131nda hayali ve komik hik\u00e2yeler uyduruyorlard\u0131. O &#8211; ha\u015fa &#8211; bazen Hristiyanl\u0131\u011f\u0131n nurunu s\u00f6nd\u00fcrmek, Ahd-i Atik ve Kadim&#8217;i (Tevrat-\u0130ncil) ifsat etmek i\u00e7in Kuran adl\u0131 bir kitap uyduran \u015feytan\u0131n arac\u0131s\u0131.. Bazen papal\u0131k makam\u0131na oturamam\u0131\u015f, yenilgi psikolojisi ile Arap yar\u0131m adas\u0131na ka\u00e7m\u0131\u015f, barbar putperestleri otoritesine alm\u0131\u015f ve onlar\u0131n ba\u011fl\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 elde etmek ve yenilgisine neden olan inan\u00e7tan intikam almak maksad\u0131yla onlardan bir ordu kurmak i\u00e7in onlara f\u0131sk-\u0131 f\u00fccuru,&nbsp; fuh\u015fu, livatay\u0131 serbest b\u0131rakan Roma Katolik Kilisesi&#8217;nin kardinali.. Kimi zaman da kulaklar\u0131ndan bu\u011fday tanelerini gagalama \u00fczerine e\u011fitti\u011fi, Ruhu-l Kud\u00fcs oldu\u011funu savundu\u011fu ve kulaklar\u0131n\u0131 gagalamas\u0131n\u0131n da ilahi vahyin tebli\u011f edilmesi anlam\u0131na geldi\u011fini iddia eden g\u00fcvercin hik\u00e2yesinin sahibi.. O kadar ki bu komik hik\u00e2ye b\u00fct\u00fcn Avrupa&#8217;da yay\u0131ld\u0131 ve daha sonra b\u00fcy\u00fck edebiyat\u00e7\u0131lar da bunu eserlerinde tekrarlay\u0131p durdular.&nbsp; \u00d6rne\u011fin Shakespeare (4. Henry,&nbsp; 2. B\u00f6l\u00fcm, 2. Sahne) kral Karl&#8217;\u0131n Can Drak&#8217;a s\u00f6yledi\u011fi: &#8220;G\u00fcvercin Muhammed&#8217;e vahiy getirmedi mi? Sana gelince, sana da belki kartal vahyetmi\u015ftir&#8221; \u015feklindeki s\u00f6zlerini naklederken de\u011finmi\u015ftir. <a href=\"#_ftn3\" id=\"_ftnref3\">[3]<\/a><\/p>\n\n\n\n<p>Kilise rahip ve papazlar\u0131n\u0131n orta \u00e7a\u011fda vaftiz ettikleri samimi Hristiyanlar\u0131n g\u00f6z\u00fcnde, \u0130slam ve \u0130slam peygamberini, M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 ve Kuran\u2019\u0131 karalarken nas\u0131l bir y\u00f6ntem takip ettiklerini bu ve benzeri \u00f6rneklerden yola \u00e7\u0131karak anlayabilirsiniz.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu inan\u00e7 kalplerinde iyice yerle\u015ftikten sonra yeni bir a\u015famaya ge\u00e7tiler ve onlara tamah, h\u0131rs ve d\u00fcnyevi kazan\u00e7lar\u0131n kap\u0131s\u0131n\u0131 a\u00e7t\u0131lar.&nbsp; Zira biliyorlard\u0131 ki bu, farkl\u0131 kabileleri harekete ge\u00e7iren ve motive eden ana unsurdu. Onlara, M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn hazine ve nimetlerini ellerinde tuttuklar\u0131, refah ve bolluk i\u00e7inde ya\u015fad\u0131klar\u0131 ve s\u0131cak topraklar\u0131n\u0131n g\u00f6z\u00fcn g\u00f6rmedi\u011fi, kula\u011f\u0131n i\u015fitmedi\u011fi ve akla gelmeyen g\u00fczelliklere sahip oldu\u011funu anlat\u0131p durdular. Buna ba\u011fl\u0131 olarak h\u0131rs ve elde etme arzusu kalplerinde k\u00f6k sald\u0131 ve sonras\u0131nda papazlar \u00e7ok kolay bir \u015fekilde onlar\u0131 mobilize edip asker olarak kendileriyle birlikte 2 asr\u0131 (1096 &#8211; 1292) t\u00fcketen tam 7 ha\u00e7l\u0131 sava\u015f\u0131na\/seferine kat\u0131lmalar\u0131n\u0131 sa\u011flad\u0131lar.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu kabileler son derece vah\u015fi bir \u015fekilde ya\u015f-kuru ne varsa talan etmeye ve seferlerin ilk kurban\u0131 olan Hristiyan krall\u0131klar\u0131 ile M\u0131s\u0131r ve \u015eam b\u00f6lgesinde bulunan \u0130slam krall\u0131klar\u0131 aras\u0131nda bir ayr\u0131m g\u00f6zetmeksizin \u00f6nlerine \u00e7\u0131kan her \u015feyi yak\u0131p y\u0131kmaya ba\u015flad\u0131lar.<a href=\"#_ftn4\" id=\"_ftnref4\">[4]<\/a><\/p>\n\n\n\n<p>Ancak bu sava\u015flar, iki taraf i\u00e7in de her y\u00f6n\u00fcyle k\u00f6t\u00fc sonu\u00e7lar do\u011furmad\u0131; zira M\u00fcsl\u00fcmanlar bu sava\u015flar sayesinde, bir nebze de olsa ayr\u0131l\u0131k ve da\u011f\u0131n\u0131kl\u0131k hallerinde kendilerini nas\u0131l bir tehlikenin bekledi\u011finin fark\u0131na vard\u0131lar, birlik, beraberlik ve tek bir bayrak alt\u0131nda toplanma ihtiyac\u0131 hissettiler, g\u00fc\u00e7 unsurlar\u0131n\u0131 ve ya\u015fanan hadiselerin tekrar\u0131n\u0131 \u00f6nleyecek tedbirler almaya ba\u015flad\u0131lar. Di\u011fer yandan ha\u00e7l\u0131lar da kaliteli M\u00fcsl\u00fcmanlarla kar\u015f\u0131la\u015fm\u0131\u015f, onlar\u0131n adet, karakter ve dinlerini \u00f6\u011frenmi\u015f, g\u00fczel ahlak ve s\u0131fatlar\u0131n\u0131 bizzat tecr\u00fcbe etmi\u015f, papaz ve rahiplerin \u0130slam ve M\u00fcsl\u00fcmanlar hakk\u0131nda yayd\u0131klar\u0131 yalan ve iftiralar\u0131n k\u00f6k\u00fcnden kaz\u0131nmas\u0131na yard\u0131mc\u0131 olmu\u015ftur. Ne bir vah\u015filik ne de barbarl\u0131k g\u00f6rm\u00fc\u015flerdir; kendi \u00fclke insanlar\u0131 ve dini liderlerinde olmayan cesaret, c\u00f6mertlik, sayg\u0131nl\u0131k, ilim, medeniyet, ilerleme ve insani ili\u015fkilerde kalite g\u00f6rm\u00fc\u015flerdir. Bu da do\u011fal olarak kendi din ve ilimlerine olan g\u00fcvenlerini sarsm\u0131\u015f ve maruz kald\u0131klar\u0131 aldatman\u0131n b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn fark\u0131na varan bir\u00e7ok insan\u0131n \u0130slam\u2019la m\u00fc\u015ferref olmas\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcn\u00fc a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu esnada baz\u0131 kral ve rahipler, kendi elleriyle olu\u015fturduklar\u0131 ve yalanlar\u0131 ile sulad\u0131klar\u0131 tehlikenin fark\u0131na varmaya ba\u015flad\u0131lar ve durum daha da k\u00f6t\u00fcle\u015fmeden, yama kapanamayacak hale gelmeden bir \u00e7\u0131k\u0131\u015f yolu aramaya koyuldular. \u0130slam medeniyetinin g\u00fcc\u00fcn\u00fcn s\u0131rr\u0131n\u0131n, bu dinin en b\u00fcy\u00fck \u00f6nceli\u011fi olan (ilim\/bilim) oldu\u011funun kesin kanaatine vard\u0131lar. Zira M\u00fcsl\u00fcmanlara g\u00f6re ilim, farz-\u0131 ayn, uygarl\u0131k ve medeniyetin de temeliydi. Bu, \u0130slam&#8217;\u0131n d\u00fcnyadaki uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flayan s\u0131rr\u0131yd\u0131. B\u00fcy\u00fck Albert, onun \u0130talyan \u00f6\u011frencisi Thomas Eucene, \u0130ngiliz Roger Bacon, Frans\u0131z \u0130mparator Peter ve Sicilya&#8217;n\u0131n Germen imparatoru Frederick II gibi ak\u0131l, idrak ve hamiyet sahibi Bat\u0131l\u0131 bilgin ve kilise adamlar\u0131 da bu s\u0131rr\u0131 ke\u015ffetmi\u015fti. Bu ve benzeri ilim ve din adamlar\u0131 dil, din, felsefe, t\u0131p ve astronomi alanlar\u0131nda Araplar\u0131n sahip oldu\u011fu ilimlerin k\u0131ymetini bilip onlardan istifade ettiler. \u0130slam\u2019\u0131n askeri d\u0131\u015f sald\u0131r\u0131larla g\u00fc\u00e7 ve kudretinin iyice artt\u0131\u011f\u0131n\u0131, g\u00fcc\u00fcn tek ba\u015f\u0131na \u0130slam\u2019a kar\u015f\u0131 koyamayaca\u011f\u0131n\u0131, kalpler \u00fczerindeki tesirini engelleyemeyece\u011fini g\u00f6rd\u00fcler. Toplumlar\u0131n\u0131, cehalet, geri kalm\u0131\u015fl\u0131k, kilisenin otoritesi alt\u0131nda bulunmaktan kaynakl\u0131 farkl\u0131 halk kesimlerinde g\u00f6r\u00fclen hurafelerin pen\u00e7esinden sadece ilmin kurtaraca\u011f\u0131n\u0131 ve bu ilmin de yaln\u0131zca M\u00fcsl\u00fcmanlar taraf\u0131ndan korunan ve geli\u015ftirilen kaynaklardan beslenmekle elde edilebilece\u011fini g\u00f6r\u00fcp tespit ettiler. Bu \u015fuur ve idrakle ciddi manada ilmin pe\u015fine d\u00fc\u015ft\u00fcler, End\u00fcl\u00fcs gibi \u0130slam&#8217;\u0131n b\u00fcy\u00fck kentlerine \u201cbilimsel heyetler\u201d diyebilece\u011fimiz ekipler g\u00f6nderdiler. End\u00fcl\u00fcs, \u00fcniversitesi, kendilerine yak\u0131n olmas\u0131, \u00fclke yap\u0131lar\u0131n\u0131n benzer olmas\u0131ndan dolay\u0131 \u00f6\u011frenci g\u00f6nderme i\u015fleminin merkezinde yer al\u0131yordu ve bu \u015fekilde End\u00fcl\u00fcs \u0130slam medeniyetinin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n\u0131 k\u0131tan\u0131n orta ve kuzeyine ula\u015ft\u0131ran bir Avrupa Me\u015falesi haline geldi.<a href=\"#_ftn5\" id=\"_ftnref5\">[5]<\/a><\/p>\n\n\n\n<p>Avrupa medeniyetinin ilk \u00f6nc\u00fcleri, \u0130bn-i R\u00fc\u015fd ve \u0130bn-i Sina gibi \u0130slam bilginleri, filozoflar\u0131 ve kelam \u00e2limlerinden etkilenmi\u015f ve s\u0131n\u0131rl\u0131 da olsa Arap\u00e7adan Latinceye terc\u00fcme hareketi ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. Kuran-\u0131 Kerim, Aziz Peter\u2019in Arap\u00e7a bilen \u00f6\u011frencilerinden Latinceye \u00e7evrilmesini istedi\u011fi kitaplar\u0131n ba\u015f\u0131nda geliyordu. Tahminlerde bulunma, k\u0131saltma, eksik nakletme veya tamamen atlama gibi b\u00fcy\u00fck ve kas\u0131tl\u0131 yanl\u0131\u015flarla dolu olmas\u0131na, hatta hi\u00e7 bir ayetin manas\u0131n\u0131 ger\u00e7e\u011fine uygun \u015fekilde vermemesine ra\u011fmen bu \u00e7eviri, g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar Bat\u0131&#8217;da \u0130slam hakk\u0131nda yap\u0131lan di\u011fer \u00e7eviriler ve erken\/olgunla\u015fmam\u0131\u015f yorumlar\u0131n temelini olu\u015fturdu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz.<a href=\"#_ftn6\" id=\"_ftnref6\">[6]<\/a><\/p>\n\n\n\n<p>Avrupa&#8217;da bilim dilinin (Latince), cehalet ve \u00fcmm\u00eeli\u011fin h\u00fck\u00fcm ferma oldu\u011fu halklar\u0131n dilinden ve di\u011fer konu\u015fulan dil ve leh\u00e7elerin birbirinden \u00e7ok farkl\u0131 olmas\u0131, Ha\u00e7l\u0131 Seferleri s\u0131ras\u0131nda M\u00fcsl\u00fcmanlarla temas\u0131n ana etken rol oynad\u0131\u011f\u0131 Avrupa R\u00f6nesans\u2019\u0131n\u0131n ilk tomurcuklar\u0131n\u0131n devam etmesinin \u00f6n\u00fcndeki en b\u00fcy\u00fck engel olarak duruyordu. Ancak ha\u00e7l\u0131 sava\u015flar\u0131 ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131ndan sonra \u0130slam \u00fclkelerinden ilim ve bilgi elde etmede g\u00f6sterilen azim, sab\u0131r, ceht ve gayret 2 as\u0131r s\u00fcren bu d\u00f6nemin en bariz \u00f6zelli\u011fi olmu\u015ftur.<a href=\"#_ftn7\" id=\"_ftnref7\">[7]<\/a><\/p>\n\n\n\n<p>Bu sab\u0131r, azim ve gayret, Konstantinopolis\u2019in Fatih Sultan Mehmet Han\u2019\u0131n ordusunun atlar\u0131n\u0131n nallar\u0131 alt\u0131nda ezilmesi; Kuzey Hristiyanl\u0131\u011f\u0131n\u0131n g\u00f6rkemli kalesi Ayasofya\u2019da tekbir seslerinin duyulmas\u0131; d\u00fcn M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n M\u0131s\u0131r ve \u015eam diyar\u0131nda ha\u00e7l\u0131lar\u0131n k\u0131l\u0131\u00e7lar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda havu\u00e7 gibi do\u011fran\u0131rken bug\u00fcn k\u0131l\u0131\u00e7, top ve donanmalar\u0131yla Avrupa\u2019n\u0131n g\u00f6be\u011fine gelmeleri; rabbani de\u011fi\u015fim-d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm yasas\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde ma\u011flubun galip, topraklar\u0131 i\u015fgal edilenlerin \u015fimdi fatih olmalar\u0131, bat\u0131l\u0131lar\u0131n kalplerinde olu\u015fan derin k\u0131zg\u0131nl\u0131k, kin ve nefret ile birle\u015fince iyice alevlendi.<\/p>\n\n\n\n<p>Etki-tepki psikolojik teorisine g\u00f6re: Konstantinopolis&#8217;in fethi, elitlerden\/se\u00e7kinlerden \u00f6nce normal halk\u0131, rahiplerden \u00f6nce onlar\u0131n hizmetk\u00e2rlar\u0131n\u0131 daha \u00e7ok etkileyecekti; \u00e7\u00fcnk\u00fc bundan sonra do\u011fudan gelenleri g\u00f6\u011f\u00fcsleme g\u00f6revini onlar\u0131n y\u00fcklenece\u011fini biliyorlard\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Cevap\/Tepki h\u0131zl\u0131 oldu; bilimsel direni\u015f hareketi canland\u0131 ve k\u0131demli ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar, ilim ve marifet yol ve kanallar\u0131n\u0131 aramaya giri\u015ftiler, neticede arad\u0131klar\u0131n\u0131 yaln\u0131zca \u0130slam \u015fehirlerinde ve M\u00fcsl\u00fcman \u00e2lim, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr ve filozoflar\u0131n kitaplar\u0131nda buldular. Bir\u00e7ok kimse Arap dilini \u00f6\u011frenmek i\u00e7in \u00e7abalad\u0131 ve bu ama\u00e7la M\u0131s\u0131r, Suriye, Irak ve Kuzey Afrika&#8217;daki b\u00fcy\u00fck \u0130slam \u015fehirlerine heyetler g\u00f6nderildi, e\u015fsiz bir sab\u0131r, ceht ve gayret g\u00f6stererek \u0130slami ilim ve marifet ad\u0131na ellerinin ula\u015fabildi\u011fi her \u015feyi ald\u0131lar. <a><\/a><\/p>\n\n\n\n<p>Bu konuda motive edici iki ana unsur vard\u0131: Sabah-ak\u015fam Osmanl\u0131 M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n\u0131 Avrupa\u2019da bir \u015fehri fethettiklerini ve oraya tevhit bayra\u011f\u0131n\u0131 diktiklerini g\u00f6rd\u00fcklerinde yenilenen derin nefret.. Katolik orta\u00e7a\u011f papalar\u0131n\u0131n hurafelerinin h\u00e2kim oldu\u011fu Hristiyan Bat\u0131 hayat\u0131n\u0131n bo\u015fluk ve ar\u0131zalar\u0131n\u0131 tamir edecek kesin bir \u00e7\u00f6z\u00fcm vesilesi bulma a\u015fk\u0131 ve i\u015ftiyak\u0131.<a href=\"#_ftn8\" id=\"_ftnref8\">[8]<\/a><\/p>\n\n\n\n<p>Ve istedikleri oldu; End\u00fcl\u00fcs&#8217;te \u0130slam&#8217;\u0131n kalelerinden bir kale olan G\u0131rnata, Ferdinand \u0130sa Bella eliyle d\u00fc\u015ft\u00fc. Bu Kral ve e\u015fi, engizisyon mahkemeleri olarak bilinen tarihteki en \u00e7irkin soyk\u0131r\u0131mlardan ve s\u00fcrg\u00fcnlerden birine imza att\u0131lar.&nbsp; Osmanl\u0131lar\u0131n fethettikleri \u00fclke halklar\u0131na kar\u015f\u0131 ho\u015fg\u00f6r\u00fc g\u00f6stermelerine, varl\u0131klar\u0131n\u0131 tan\u0131malar\u0131na ve gerekli h\u00fcrriyeti sa\u011flamalar\u0131na ra\u011fmen sanki End\u00fcl\u00fcsl\u00fclerin \u015fahs\u0131nda onlardan intikam almaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlard\u0131.<a href=\"#_ftn9\" id=\"_ftnref9\">[9]<\/a><\/p>\n\n\n\n<p>Avrupal\u0131lar, End\u00fcl\u00fcs&#8217;te k\u0131ymeti \u00f6l\u00e7\u00fclemeyecek kadar maddi-manevi hazineler elde ettiler. End\u00fcl\u00fcs\u2019\u00fcn felsefe, ilahiyat, hukuk, astronomi, t\u0131p, geometri, sulama, tar\u0131m, sanat, yer ve deniz bilimleri, Avrupal\u0131lar\u0131n &#8211; modern R\u00f6nesanslar\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde &#8211; Hristiyan ya\u015fam\u0131n\u0131n dini, hukuki ve bilimsel reformlar\u0131n\u0131n kaynaklar\u0131yd\u0131. Daha sonra b\u00fct\u00fcn alanlarda Avrupal\u0131 reformistler zuhur etmi\u015ftir ki bunlardan biri de Orta \u00e7a\u011f d\u00fc\u015f\u00fcncesinin \u0130slam hakk\u0131ndaki d\u00fc\u015f\u00fcnceleriyle dalga ge\u00e7en, Ha\u00e7l\u0131 sava\u015flar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesini reddeden ve M\u00fcsl\u00fcman T\u00fcrklere kar\u015f\u0131 dengeli bir tav\u0131r almaya \u00e7a\u011f\u0131ran Alman rahip Martin Luther\u2019dir. \u00c7\u00fcnk\u00fc o, Osmanl\u0131lar\u0131n, Hristiyanlar\u0131n hatalar\u0131ndan dolay\u0131 Cenab\u0131 Hakk&#8217;\u0131n onlara g\u00f6ndermi\u015f oldu\u011fu rabb\u00e2n\u00ee ve adil bir ceza oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu, ancak M\u00fcsl\u00fcman T\u00fcrk ordular\u0131 Viyana&#8217;ya yakla\u015f\u0131nca \u0130slam&#8217;a kar\u015f\u0131 eski taassubu geri d\u00f6nd\u00fc. Bu reformistlerden biri de Katoliklikten \u00e7\u0131k\u0131p kilisenin otoritesini tan\u0131mayan ve iman\u0131n ibadet ve rit\u00fcel \u00e7oklu\u011fuyla elde edilen bir \u015fey de\u011fil, Cenab\u0131 Hak taraf\u0131ndan bah\u015fedilen bir arma\u011fan oldu\u011funu s\u00f6yleyen Frans\u0131z rahip John Kalf\u0131n\u2019d\u0131r.&nbsp; Bir di\u011feri de \u201cGaye vesile-i me\u015fru k\u0131lar\u201d, \u201cSiyasette ahlaka yer yoktur\u201d ve \u201cY\u00f6netimi elde etmeyi sa\u011fl\u0131yorsa yalan aldatma ve \u00f6ld\u00fcrme me\u015fru ara\u00e7lard\u0131r\u201d diyen \u0130talyan siyaset\u00e7i Niccolo Makyavel\u2019dir.<a href=\"#_ftn10\" id=\"_ftnref10\">[10]<\/a><\/p>\n\n\n\n<p>Bat\u0131 uygarl\u0131\u011f\u0131, bu reformcu \u00fcst tabakan\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 ile birlikte, \u201cModern \u00c7a\u011flar\u201d olarak adland\u0131r\u0131lan ve himmetini g\u00fc\u00e7, silah ve sava\u015fa indirgeyen birinci R\u00f6nesans\u2019tan ara\u00e7 ve y\u00f6ntem bak\u0131m\u0131ndan tamamen farkl\u0131 olan ikinci R\u00f6nesans\u2019\u0131na ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. Zira ikinci R\u00f6nesans\u2019ta silah ve sava\u015f, ilim ve marifetin gerisinde ikinci dereceden yard\u0131mc\u0131 unsurlar nazar\u0131yla bak\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Bat\u0131 uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n kartal\u0131, \u0130slam diyar\u0131, \u00c7in ve Hindistan&#8217;dan ald\u0131\u011f\u0131 ilmi ve maddi yard\u0131mlar ile s\u0131rt\u0131na \u201cAllah&#8217;\u0131n se\u00e7kin halk\u0131&#8221; eski \u0130ncil d\u00fc\u015f\u00fcncesi ve \u201cGaye vesileyi me\u015fru k\u0131lar\u201d derin makyavelist politika d\u00fc\u015f\u00fcncesini y\u00fcklenerek din ve siyaset kanatlar\u0131yla alt\u0131n \u00fclkesi Amerika&#8217;ya u\u00e7tu. Bu iki d\u00fc\u015f\u00fcnce ile birlikte yeni bir Bat\u0131 egemenli\u011fi ve Avrupa k\u00f6leli\u011fi \u00e7a\u011f\u0131 ba\u015flad\u0131. \u0130lk Avrupal\u0131 muhacirler, vicdanlar\u0131n\u0131n seslerini susturmay\u0131 ba\u015farm\u0131\u015f ve milyonlarca K\u0131z\u0131lderili\u2019ye soyk\u0131r\u0131m uygulamay\u0131, \u00fclkelerinde bulunan g\u00fczelliklerin \u00fczerine konmay\u0131, k\u00fclt\u00fcrlerini tamamen yok etmeyi me\u015fru k\u0131lacak dini ve siyasi gerek\u00e7eleri bulmu\u015flard\u0131. Eski Yahudiler, \u201cAllah&#8217;\u0131n Se\u00e7kin halk\u0131\u201d d\u00fc\u015f\u00fcncesini ba\u015fkalar\u0131n\u0131 yok etme gerek\u00e7esi olarak kulland\u0131klar\u0131 gibi, \u0130spanyollar ve onlardan sonra gelen \u0130ngilizler de ayn\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnceyi kullanarak maddi ve manevi olarak di\u011ferlerini yok etme ve sahip olduklar\u0131 kaynaklar\u0131 tahrip etmede ahlaki ve dini bir gerek\u00e7e olarak kullanm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Roger Garodi: &#8220;Bu ideoloji ve mit, kendilerini \u201cs\u00fcrg\u00fcne \u00e7\u0131kan \u0130ncil&#8217;in \u0130branileri\u201d olarak tan\u0131mlayan Amerika&#8217;ya g\u00f6\u00e7 etmi\u015f P\u00fcritenler\u2019de a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r&#8221; diyor. Onlar, Firavun\u2019un (1. Jack) k\u00f6lele\u015ftirmesinden ka\u00e7may\u0131 ba\u015fard\u0131lar. Ka\u00e7\u0131\u015flar\u0131 M\u0131s\u0131r (\u0130ngiltere) topra\u011f\u0131ndan yeni Kenan iline (Amerika) idi. Amerika topraklar\u0131n\u0131 istila etmek i\u00e7in k\u0131z\u0131l derilileri kovalarken kendilerini Joshua\u2019ya, yapt\u0131klar\u0131 i\u015fi de Tevrat\u2019\u0131n \u201cKutsal katliam\u201d\u0131 ile e\u015f oldu\u011funu iddia ediyorlard\u0131.<a href=\"#_ftn11\" id=\"_ftnref11\">[11]<\/a><\/p>\n\n\n\n<p>Bunlar yeni k\u0131tan\u0131n (Amerika\u2019n\u0131n) halklar\u0131na bak\u0131p k\u00fclt\u00fcr, uygarl\u0131k ve medeniyet ad\u0131na hi\u00e7 bir \u015feye sahip olmad\u0131klar\u0131n\u0131, el, ayak ve bedenlerinin \u00e7\u0131plak oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fcler. Allah\u2019\u0131n, kendi de\u011fer, k\u00fclt\u00fcr, ilim ve ahlak\u0131n\u0131 di\u011fer alt \u0131rklara empoze etmeyi, onlar\u0131 yok etmeyi ve temizlemeyi veya Firavun\u2019nun eski \u0130branilere yapt\u0131\u011f\u0131 gibi \u201calt \u0131rk\u201d\u0131 in\u015faat, tamir ve zor i\u015flerde istihdam etmek suretiyle \u00fclkede yeniden yerle\u015ftirme ve yap\u0131land\u0131rmay\u0131 kendisine farz k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 eski \u201c\u00fcst\u00fcn \u0131rk\u201d d\u00fc\u015f\u00fcncesi yeniden hortlad\u0131.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Buna ba\u011fl\u0131 olarak \u201cmerkeziyet\u201d kuruntusu ortaya \u00e7\u0131kt\u0131 ve bu suretle Avrupa, bat\u0131l\u0131lar\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncesine g\u00f6re, evrenin merkezi ve her \u015feyin etraf\u0131nda d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fc eksen, en safi ve \u00fcst\u00fcn \u0131rk haline geldi. Bu as\u0131rdan itibaren Roger Garoudi\u2019nin bat\u0131 medeniyetinin \u00fczerine bina edildi\u011fini s\u00f6yledi\u011fi 3 temel ilke\/kabul yerle\u015fti:<a href=\"#_ftn12\" id=\"_ftnref12\">[12]<\/a><\/p>\n\n\n\n<p>&#8211;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Adam Smith&#8217;in insan ili\u015fkileri tezi: &#8220;Her birimiz kendi \u00f6zel menfaatleri i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131nda ayn\u0131 zamanda kamu yarar\u0131na katk\u0131da bulunmu\u015f olur.&#8221;<\/p>\n\n\n\n<p>&#8211;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Descartes&#8217;in Avrupal\u0131lar\u0131 varl\u0131\u011f\u0131n sahibi ve efendisi olarak g\u00f6ren varl\u0131kla ili\u015fki ilkesi.<\/p>\n\n\n\n<p>&#8211;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Faust\u2019un gelecek ili\u015fkileri hakk\u0131ndaki ilkesi. Oyun\/Tiyatro yazar\u0131 Marlowe Faust\u2019un ilk ilkesi konusunda \u015funlar\u0131 yazmaktad\u0131r: &#8220;Ey insan, g\u00fc\u00e7l\u00fc zihnin ve akl\u0131n sayesinde evrendeki her \u015feyin tanr\u0131s\u0131, sahibi ve maliki ol\u201d.<\/p>\n\n\n\n<p>Bat\u0131 medeniyetini, ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 andan bug\u00fcne kadar ya\u015fanan \u00e7a\u011f ve \u00e7evreye g\u00f6re farkl\u0131 ekonomik, k\u00fclt\u00fcrel, sosyal ve siyasal egemenlik \u015fekiller alan bu \u00fc\u00e7 ilke bi\u00e7imlendirmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130lk turdan (Ha\u00e7l\u0131 Seferleri) sonra M\u00fcsl\u00fcman Do\u011fu&#8217;yla ikinci tura haz\u0131rlanmak gerekiyordu. Sonu\u00e7 olarak, \u0130slam \u015fehirlerinde seyahat eden, her dalda yaz\u0131lm\u0131\u015f kitaplar\u0131 toplayan, uzman \u00e2limlerle bulu\u015fan, avam-havas herkesle g\u00f6r\u00fc\u015fen, onlar\u0131n din, d\u00fc\u015f\u00fcnce, ilim, sanat, \u015fehirleri, gerek vatanda\u015f ve gerek y\u00f6neticilerin karakterlerini yak\u0131ndan g\u00f6r\u00fcp \u00f6\u011frenen, sonra da b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 d\u00fczenleyip terc\u00fcme ederek s\u00f6m\u00fcrgeci krallar\u0131na ve misyoner rahiplerine g\u00f6nderen Arap dilini bir dereceye kadar iyi bilen Bat\u0131l\u0131 entelekt\u00fcel bir s\u0131n\u0131f zuhur etmi\u015f ve bu s\u0131n\u0131f da m\u00fcste\u015friklerin \u00f6nc\u00fcs\u00fc olmu\u015ftur.<a href=\"#_ftn13\" id=\"_ftnref13\">[13]<\/a><\/p>\n\n\n\n<p>Bat\u0131, \u00fc\u00e7 kollu (Oryantalizm, evanjelik\/misy\u00f6nerlik ve s\u00f6m\u00fcrgecilik) aldatma ekibi aras\u0131ndaki s\u00fcrekli i\u015fbirli\u011fi neticesinde, do\u011fuya s\u0131zma, ku\u015fatma, maddi, k\u00fclt\u00fcrel ve uygarl\u0131k kaynaklar\u0131n\u0131 kontrol alt\u0131na alma konusunda ba\u015far\u0131l\u0131 oldu. Oryantalizm, s\u00f6m\u00fcrgecilik (ben) i\u00e7in gerek\u00e7e teorilerini form\u00fcle eden, (\u00f6tekine) sald\u0131rmay\u0131, mal\u0131n\u0131-m\u00fclk\u00fcn\u00fc talan etmeyi, medeniyet membalar\u0131n\u0131 kurutmay\u0131 ahlaki, dini ve ekonomik bak\u0131mdan me\u015frula\u015ft\u0131ran, bu at\u0131l\u0131m\u0131n \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ana unsurdu. Bundan dolay\u0131 \u00fcst\u00fcn ve alt \u0131rklar teorisi, b\u00fcy\u00fck g\u00fc\u00e7lere k\u00fc\u00e7\u00fck devletleri yeme hakk\u0131 veren \u201cpolitik biyolojik teori\u201d bilimsel \u015fekliyle yeniden ortaya \u00e7\u0131kt\u0131.<a href=\"#_ftn14\" id=\"_ftnref14\">[14]<\/a><\/p>\n\n\n\n<p>Tarihte g\u00fc\u00e7l\u00fcn\u00fcn, istek ve hayallerini ger\u00e7ekle\u015ftirmeyi, zaaf\u0131ndan ba\u015fka bir g\u00fcnah\u0131 olmayan zay\u0131f\u0131n sahip oldu\u011fu kaynaklar\u0131 talan etmeyi me\u015fru k\u0131lacak k\u00fclt\u00fcrel, dini, siyasi veya ekonomik gerek\u00e7eleri olmayan bir sava\u015f \u00e7ok nadirdir.<\/p>\n\n\n\n<p>Me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131c\u0131lar, sava\u015f ara\u00e7lar\u0131ndan biridir, ihtiyaca g\u00f6re bazen \u00f6nde bazen de geride kal\u0131rlar. Tarihte ak\u0131l ve feraset her fatih ve sava\u015f\u00e7\u0131 mutlaka k\u0131l\u0131\u00e7, kalkan ve tanktan \u00f6nce bunlara odaklanm\u0131\u015ft\u0131r. Ordular\u0131n bulundu\u011fu her yerde gerek\u00e7e \u00fcreten me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131c\u0131lar da olmu\u015ftur. Hatta ordular, esasen ego merkezli ve \u00f6tekini marjinalle\u015ftirme i\u015fini yapan me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131c\u0131lar\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncesi \u00fczerine varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 devam ettirirler.<\/p>\n\n\n\n<p>Do\u011fu-Bat\u0131 aras\u0131ndaki ili\u015fki, y\u00fczy\u0131llar boyu d\u00fcnyan\u0131n iki b\u00f6lgesi aras\u0131ndaki ili\u015fkiye h\u00fckmeden bu iki meselenin d\u0131\u015f\u0131na neredeyse \u00e7\u0131kmam\u0131\u015ft\u0131r. Voltaire&#8217;in \u201cE\u011fer yery\u00fcz\u00fcnde ya\u015fananlar\u0131 bilmek istersem, \u00f6nce g\u00f6z\u00fcm\u00fc Bat\u0131&#8217;n\u0131n her \u015feyi ile bor\u00e7lu oldu\u011fu t\u00fcm sanatlar\u0131n be\u015fi\u011fi olan Do\u011fu&#8217;ya y\u00f6nlendirmeliyim\u201d<a href=\"#_ftn15\" id=\"_ftnref15\">[15]<\/a> me\u015fhur s\u00f6z\u00fcne ra\u011fmen, Bat\u0131&#8217;n\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc farkl\u0131yd\u0131 ve bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc ancak Bat\u0131 medeniyetinin \u00fczerinde y\u00fckseldi\u011fi \u00fc\u00e7 temel ilkesi ile irtibatland\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131z zaman anlayabilirdik. Egemenlik ve kontrol sevdas\u0131, ki\u015fisel \u00e7\u0131kar aray\u0131\u015f\u0131, beyaz \u0131rk\u0131 y\u00fcceltme, Do\u011fu&#8217;da potansiyel bir uyan\u0131\u015f korkusu do\u011fuyu Bat\u0131n\u0131n rakibi haline getiriyordu.. Ayr\u0131ca iki taraf aras\u0131ndaki b\u00fct\u00fcn y\u00fczle\u015fmelerde \u00f6nemli bir temel olan din boyutu da vard\u0131.. B\u00fct\u00fcn bunlar Bat\u0131\u2019n\u0131n korku ve h\u0131rs aras\u0131nda gelip gitmesine neden oluyordu: servet, n\u00fcfuz ve otorite kaynaklar\u0131ndan birini kaybetmesine sebebiyet verecek potansiyel bir do\u011fulu uyan\u0131\u015f\/R\u00f6nesans korkusu; Cenab-\u0131 Hakk\u2019\u0131n kendi topraklar\u0131nda nasip etmedi\u011fi yeralt\u0131-\u00fcst\u00fc zenginlik kaynaklar\u0131na kar\u015f\u0131 h\u0131rs ve a\u00e7g\u00f6zl\u00fcl\u00fck. Bu iki duygunun as\u0131l dinami\u011fi de dindi; her yat\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131nda korku ate\u015fini ve s\u00f6nmeye y\u00fcz tuttu\u011funda h\u0131rs me\u015falesini yeniden alevlendiriyordu.<\/p>\n\n\n\n<p>Bat\u0131\u2019n\u0131n Do\u011fu halklar\u0131 ile etkile\u015fim ara\u00e7 ve y\u00f6ntemleri, Do\u011fu halklar\u0131n\u0131n farkl\u0131l\u0131k ve Bat\u0131\u2019n\u0131n Do\u011fu halklar\u0131ndan herhangi birisinin kendisi i\u00e7in olu\u015fturdu\u011fu tehlikeyi duyu\u015funa g\u00f6re farkl\u0131l\u0131k g\u00f6stermekle birlikte sonu\u00e7ta Bat\u0131 medeniyetinin b\u00fct\u00fcn do\u011fuya bak\u0131\u015f\u0131 ayn\u0131yd\u0131. Arnold Toynbee \u015f\u00f6yle diyor: \u201cBat\u0131l\u0131 olmayan halklar, \u0131rk, din, dil ve uygarl\u0131k bak\u0131m\u0131ndan farkl\u0131l\u0131k g\u00f6sterirler, fakat hepsi bir noktada hemfikirdir. Bir Bat\u0131l\u0131 bu toplumlar\u0131n Bat\u0131 hakk\u0131nda ne d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc sorsa, ister Rus, ister \u0130slam, ister Hint, ister \u00c7in isterse Japon halk\u0131 olsun herkes ayn\u0131 cevab\u0131 verecektir: Bat\u0131, modern zamanlar\u0131n en b\u00fcy\u00fck gasp\u00e7\u0131s\u0131d\u0131r.&nbsp; Ve bu halklar\u0131n her biri, bu s\u00f6z\u00fc do\u011frulayacak deneyim ve kan\u0131tlara sahiptirler.<\/p>\n\n\n\n<p>Toynbee&#8217;nin bu s\u00f6z\u00fc, kendi medeniyetinin y\u00fckseli\u015fini di\u011ferinin d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc en \u00e7irkin bi\u00e7imde istismar eden \u00fcstten bak\u0131c\u0131 ve d\u0131\u015flay\u0131c\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncenin bat\u0131 akl\u0131n\u0131n diplerine kadar nas\u0131l k\u00f6k sald\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>Bat\u0131, \u00f6tekine bak\u0131\u015f\u0131n\u0131, ki\u015fisel menfaat, tam egemenlik, \u00e7irkin bencillik \u00fczerine kurmu\u015f ve bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na g\u00f6re di\u011fer halklarla etkile\u015fiminde 3 davran\u0131\u015f tarz\u0131 benimsemi\u015ftir:<\/p>\n\n\n\n<p><strong>Birincisi: Tamamen Yok Etme:<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Bat\u0131, kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 toplumlar kendisine kar\u015f\u0131 koyacak g\u00fc\u00e7ten yoksun veya varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n kendisine bir faydas\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 zaman onlar\u0131 yok etmi\u015f, kalanlar\u0131n\u0131 da asimileye maruz b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131r. \u201cYeni D\u00fcnya\u201dn\u0131n halklar\u0131 K\u0131z\u0131lderililere yapt\u0131\u011f\u0131 gibi.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>\u0130kincisi: K\u0131smi Yok Etme:<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Bu davran\u0131\u015f\u0131 da, direnecek uygarl\u0131k unsurlar\u0131na sahip olmayan halklarla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kald\u0131\u011f\u0131nda ve kendi umimi ekonomik R\u00f6nesanslar\u0131n\u0131n temellerini sa\u011flamla\u015ft\u0131rmak i\u00e7in onlara ihtiya\u00e7 duydu\u011funda sergiler. Bir k\u0131sm\u0131n\u0131n k\u00f6k\u00fcn\u00fc kaz\u0131rken di\u011fer k\u0131sm\u0131n\u0131 kendine \u00e7ekip tarlas\u0131na ilhak eder, ona dilini, beyaz adamla di\u011fer renkler aras\u0131ndaki b\u00fcy\u00fck engelleri koruyarak bazen de dinini telkin eder. Kara Afrika halklar\u0131yla yapt\u0131\u011f\u0131 gibi.<\/p>\n\n\n\n<p><strong>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc: Faydalanma ve Ehlile\u015ftirme:<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Bu y\u00f6ntemi ise geri kalm\u0131\u015fl\u0131k ve zahiri zaaf\u0131na ra\u011fmen potansiyel direnme ve kar\u015f\u0131 koyma k\u00fclt\u00fcrel dinamiklerine sahip ve imk\u00e2ns\u0131z oldu\u011fundan yok edilmesi istenilmeyen halklar \u00fczerinde uygulam\u0131\u015ft\u0131r. Askeri m\u00fccadelenin yan\u0131 s\u0131ra, bu toplumlardan k\u00fclt\u00fcrel, d\u00fc\u015f\u00fcnsel ve sosyal a\u00e7\u0131lardan faydalan\u0131lmas\u0131 ve ehlile\u015ftirilmesi gerekti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fcr. Genelde Asya milletleri, \u00f6zelde ise Arap halklar\u0131na kar\u015f\u0131 bu y\u00f6ntem uygulanm\u0131\u015ft\u0131r.<a href=\"#_ftn16\" id=\"_ftnref16\">[16]<\/a><\/p>\n\n\n\n<p>Asya-Arap Do\u011fu toplumlar\u0131, \u00f6nem vermedi\u011fi bat\u0131n\u0131n yeni s\u00f6m\u00fcrgeci sald\u0131r\u0131s\u0131 ve teknik ve medeniyet \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc \u015fokuyla sars\u0131l\u0131nca, ona kar\u015f\u0131 ancak onun sahip oldu\u011fu ilim, marifet ve medeniyete sahip olmakla kar\u015f\u0131 koyabilece\u011fini ve sava\u015fabilece\u011fini anlad\u0131. Do\u011fu halklar\u0131 bu kanaate var\u0131nca, modern bat\u0131 s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fi sald\u0131r\u0131s\u0131na kar\u015f\u0131 koyma y\u00f6ntemleri k\u00fclt\u00fcrel, politik, sosyal ve dini ko\u015ful ve konjont\u00fcre g\u00f6re farkl\u0131l\u0131k arz etmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6rne\u011fin, Japonlar (1853) y\u0131l\u0131nda ABD Deniz Kuvvetlerinin s\u00fcrpriz sald\u0131r\u0131s\u0131na u\u011frad\u0131\u011f\u0131nda, Bat\u0131&#8217;n\u0131n sald\u0131r\u0131lar\u0131n\u0131 \u00f6nlemek i\u00e7in b\u00fcy\u00fck bir askeri g\u00fc\u00e7 kurmas\u0131 gerekti\u011fini fark ettiler. Bu amaca ula\u015fmak i\u00e7in, bat\u0131yla at ba\u015f\u0131 yar\u0131\u015fabilmek, hatta bazen onu ge\u00e7ebilmek i\u00e7in onun \u00fcretti\u011fi modern \u00fcr\u00fcnlerin hepsini \u00fcretmesi gerekti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu.<\/p>\n\n\n\n<p>Bununla birlikte, Japon se\u00e7kinleri, tam veya k\u0131smi Bat\u0131l\u0131la\u015fman\u0131n getirece\u011fi sonucun sava\u015f meydanlar\u0131nda bir saatlik bir sab\u0131r ve direni\u015fle \u00f6n\u00fcn\u00fcn al\u0131nabilece\u011fi ma\u011frur bir subay\u0131n topundan t\u00fcfe\u011finden daha a\u011f\u0131r olaca\u011f\u0131n\u0131, bu top ve t\u00fcfe\u011fin ne kadar uzarsa uzas\u0131n eninde sonunda yenik bir \u015fekilde \u00fclkeden \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131n\u0131 idrak etmi\u015flerdi. Dolay\u0131s\u0131yla Bat\u0131l\u0131la\u015fmay\u0131 t\u00fcm\u00fcyle reddetmeleri ve belirledikleri hedefe ula\u015fmak i\u00e7in ideal bir yol bulmalar\u0131 gerekiyordu. Geri kalm\u0131\u015fl\u0131klar\u0131n\u0131n ge\u00e7ici bir durum, sahip olduklar\u0131 asalet ve milli irade ile bu a\u015famay\u0131 atlatabileceklerine tam inand\u0131klar\u0131 i\u00e7in \u00e7a\u011f\u0131 yakalaman\u0131n ve bat\u0131 sald\u0131r\u0131s\u0131n\u0131 defetmenin en ideal y\u00f6nteminin bat\u0131l\u0131la\u015fma de\u011fil modernle\u015fme oldu\u011fu kanaatine varm\u0131\u015flard\u0131.. \u00c7a\u011f\u0131n b\u00fct\u00fcn veri ve ilimlerini kucaklayarak yerli modernle\u015fmeyi ve \u00f6ze d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc ger\u00e7ekle\u015ftirmeyi planl\u0131yorlard\u0131. Modernle\u015fme s\u00fcrecini h\u0131zland\u0131rmak i\u00e7in yorulmadan ve usanmadan \u00e7al\u0131\u015fmaya koyuldular, heyetler g\u00f6nderdiler, d\u0131\u015fardan \u00e2limler getirttiler, alet ve teknolojiyi tamamen yerli yapmak i\u00e7in \u00e7abalad\u0131lar. Bat\u0131 teknolojisini ithal etmekle yetinmediler, \u00e7\u00fcnk\u00fc ithal etmenin onlar\u0131 sadece Bat\u0131&#8217;n\u0131n g\u00f6lgesi yapaca\u011f\u0131n\u0131 biliyorlard\u0131 ve bunu tamimiyle reddettiler. Modernle\u015fme 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ikinci yar\u0131s\u0131na kadar her yerde ve do\u011fulu bir \u00fclkenin tan\u0131kl\u0131k etti\u011fi en y\u00fcksek oranlarda ger\u00e7ekle\u015firken, Japonlar dinine, geleneklerine, g\u00f6reneklerine ve aile hayatlar\u0131na ba\u011fl\u0131 kald\u0131lar, \u00fczerlerine kimono ve ayaklar\u0131na japon takunyas\u0131 giydiler, palet \u00fczerinde sopa ile yemek yediler, \u0130mparatoru, kendisine yukar\u0131dan bakman\u0131n yasak oldu\u011fu bir tanr\u0131 olarak g\u00f6rd\u00fcler. As\u0131rlarca Japon tiyatrosu ayn\u0131 \u00fcslupla halk roman\u0131 ve hik\u00e2yelerini sundu, Japon kad\u0131n\u0131 temel g\u00f6revi \u00e7ocuk yeti\u015ftirmek ve e\u011fitmek olan klasik konumuna devam etti ve aile yap\u0131 ve de\u011ferlerini korumaya s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc.<a href=\"#_ftn17\" id=\"_ftnref17\">[17]<\/a> Modern sivil e\u011fitimi, geleneksel ya da eski din e\u011fitiminden ayr\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmediler; aksine toplum, bir tarafta Japonya\u2019n\u0131n ihtiya\u00e7 duydu\u011fu modern Bat\u0131 bilimlerini alan, modernizemin \u00f6nc\u00fcleri olan, y\u00fcksek mevkilere konan efendiler tak\u0131m\u0131; di\u011fer tarafta da eskiyi ve stat\u00fckoyu koruyan ve \u00e7a\u011f\u0131n ihtiya\u00e7 duymad\u0131\u011f\u0131 i\u015fsiz muhafazakar hocalar tak\u0131m\u0131 \u015feklinde iki ayr\u0131 s\u0131n\u0131f olu\u015fmas\u0131n diye&nbsp; bu iki y\u00f6ntemi birle\u015ftirdiler ve b\u00fct\u00fcn Japonlar g\u00f6revlerini lay\u0131k\u0131yla yapabilecekleri nicelik ve nitelik bak\u0131m\u0131ndan ayn\u0131 e\u011fitimden ge\u00e7tiler.<\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcrkiye ise bir as\u0131r boyunca ba\u015far\u0131s\u0131z modernle\u015fme denemesinden sonar en y\u00fcksek h\u0131zla bat\u0131l\u0131la\u015fma s\u00fcrecine girdi, aynen bat\u0131l\u0131lar gibi Latin harfleriyle soldan sa\u011fa yazmaya ba\u015flad\u0131, hilafetin ba\u015fkenti iken \u0130slam libas\u0131n\u0131 \u00e7\u0131kard\u0131, ezan ve Kuran T\u00fcrk\u00e7e okunmaya ba\u015fland\u0131, mescitler m\u00fczeye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcld\u00fc, tak\u0131m elbise ve \u015fapka kanunla zorunlu k\u0131l\u0131nd\u0131, Cuma yerine Pazar g\u00fcn\u00fc tatil edildi, evlilik ve bo\u015fanma hukuku Hristiyan bat\u0131da oldu\u011fu gibi yenilendi, kad\u0131n en geni\u015f ve en \u00e7irkin bir \u015fekilde \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirildi, bat\u0131da b\u00fcy\u00fck k\u00fc\u00e7\u00fck ne varsa hepsi taklit edildi.. B\u00fct\u00fcn bunlara ra\u011fmen yine de cehalet, fakirlik, hastal\u0131k ve \u00fcmm\u00eeli\u011fin k\u0131r\u0131p ge\u00e7irdi\u011fi geri kalm\u0131\u015f bir devlet olarak kalmaya devam etti.<\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcrkiye tamamen bat\u0131l\u0131la\u015ft\u0131, ruhu eriyip gitti, bat\u0131n\u0131n k\u00fclt\u00fcrel sosyal politik bombard\u0131man\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda ruhi yenilgi ya\u015fayan se\u00e7kinlerin kalplerinde as\u0131rlarca varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 koruyan medeniyetin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 s\u00f6nd\u00fc. Medeniyet d\u00fc\u015f\u00fcncesinin derinli\u011fine ge\u00e7meden toplumu, muzaffer ve i\u015fgalci bat\u0131n\u0131n \u00f6rf, adet, anane, gelenek, zahiri davran\u0131\u015f fenomenleri, g\u00f6r\u00fcnen \u015fekil ve bi\u00e7imlerine g\u00f6re yeniden dizayn etti.<\/p>\n\n\n\n<p>Ancak Japonya ile T\u00fcrkiye aras\u0131nda mukayese yapmak, T\u00fcrkiye i\u00e7in biraz zul\u00fcm ve haks\u0131zl\u0131k manas\u0131na gelecektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc T\u00fcrkiye&#8217;nin maruz kald\u0131\u011f\u0131 Sald\u0131r\u0131, Japonya&#8217;n\u0131nkinden \u00e7ok daha \u015fiddetli ve \u00e7etindi. Bat\u0131, Fatih komutan Sultan Mehmet Han&#8217;\u0131n asker ve atlar\u0131n\u0131, Avrupa \u015fehirlerinin kaleleri \u00fczerinde dalgalanan \u0130slam bayraklar\u0131n\u0131, \u0130slam ve \u0130slam Peygamberi hakk\u0131ndaki eski d\u00fc\u015f\u00fcncelerini, do\u011fulu olarak g\u00f6rd\u00fckleri \u0130slam ile bat\u0131 Hristiyanl\u0131\u011f\u0131 aras\u0131ndaki uzun \u00e7at\u0131\u015fmay\u0131 hi\u00e7bir zaman unutmad\u0131. Korku ve nefret Avrupal\u0131lar\u0131n \u00fczerinde etkisini g\u00f6sterdi ve \u00e7e\u015fitli y\u00f6ntem ve yollarla T\u00fcrkiye&#8217;nin ger\u00e7ek bir modernizasyon ve ger\u00e7ek bir teknoloji s\u00fcrecinden ge\u00e7mesinin mutlaka engellenmesi gerekti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcler. Menfaatleri, ideolojileri ve rejimleri farkl\u0131 olmas\u0131na ra\u011fmen b\u00fct\u00fcn Bat\u0131, T\u00fcrkiye&#8217;yi bat\u0131n\u0131n s\u00f6n\u00fck bir g\u00f6lgesi yaparak onu Avrupa&#8217;n\u0131n bir par\u00e7as\u0131 haline geldi\u011fini hissettirecek bir tak\u0131m zahiri \u015fekil ve bi\u00e7imlerle oyalay\u0131p durdular. Ger\u00e7ekte ise bir kukla gibi a\u011fa\u00e7tan bir ruh \u00fczerine parlak bir elbise giymi\u015f gibiydi.<\/p>\n\n\n\n<p>Yirminci y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015flar\u0131nda T\u00fcrkiye&#8217;de meydana gelen \u015feyin ayn\u0131s\u0131n\u0131, 19 y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131nda Napolyon top ve matbaayla M\u0131s\u0131r&#8217;da yapmaya kalkm\u0131\u015ft\u0131. Ancak plan T\u00fcrkiye&#8217;de oldu\u011fu gibi tam manas\u0131yla ba\u015far\u0131l\u0131 olamam\u0131\u015ft\u0131. M\u0131s\u0131r as\u0131rlarca Avrupa&#8217;n\u0131n kafas\u0131n\u0131 a\u011fr\u0131tan Hilafet Devleti Osmanl\u0131 b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcnde de\u011fildi, bundan dolay\u0131 b\u00fct\u00fcn bir Bat\u0131 Ha\u00e7l\u0131 D\u00fcnyas\u0131 M\u0131s\u0131r&#8217;a sald\u0131rmam\u0131\u015ft\u0131. Ayr\u0131ca Ha\u00e7l\u0131 bat\u0131, M\u0131s\u0131r\u2019\u0131n Fransa\u2019n\u0131n h\u00e2kimiyeti alt\u0131nda kalmas\u0131 konusunda ittifak halinde de\u011fildi, \u0130ngiltere kendi menfaati, s\u00f6m\u00fcrgecilik emelleri ve Fransa ile klasik rekabetinden dolay\u0131 bunu engellemeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordu. Di\u011fer yandan M\u0131s\u0131r&#8217;\u0131n i\u00e7 durumu, T\u00fcrkler gibi Bat\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesini kabullenmeye haz\u0131r de\u011fildi. M\u0131s\u0131r\u2019\u0131n Memluk\u00fcler, Osmanl\u0131lar, Muhammed Ali ve genel halk gibi farkl\u0131 g\u00fc\u00e7 ve oyunculardan olu\u015fan yap\u0131s\u0131, T\u00fcrkiye gibi tamamen \u00e7\u00f6kmesini engellemi\u015ftir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Napolyon&#8217;un M\u0131s\u0131r Seferi ve ard\u0131ndan Osmanl\u0131lar\u0131n \u00e7\u0131kmas\u0131, Memluk devletinin sona ermesi, y\u00f6netimin Muhammed Ali ve halifelerine ge\u00e7mesi, \u201cModern M\u0131s\u0131r Devleti\u201d olarak adland\u0131r\u0131lan yeni bir fecrin do\u011fmas\u0131, buna ba\u011fl\u0131 olarak bir\u00e7ok y\u00f6netim ve idare alan\u0131nda Bat\u0131 metodunun takip edilmesi, Avrupa&#8217;ya bilimsel heyetlerin g\u00f6nderilmesi, M\u0131s\u0131r&#8217;\u0131n binlerce muhacir Avrupal\u0131 ve \u015eaml\u0131y\u0131 i\u00e7inde bar\u0131nd\u0131rmas\u0131, Ezher\u2019in elinin kolunun ba\u011flanmas\u0131 ve misyonunu yerine getiremeyecek bir pozisyona sokulmas\u0131.. B\u00fct\u00fcn bunlar ve emsali \u015feyler bundan sonra M\u0131s\u0131r ve Arap d\u00fcnyas\u0131nda hayat\u0131n farkl\u0131 alanlar\u0131na giren bat\u0131l\u0131la\u015fma d\u00fc\u015f\u00fcncesinin kabul\u00fc i\u00e7in k\u00fclt\u00fcrel ve sosyal bir haz\u0131rl\u0131k gibiydi.<\/p>\n\n\n\n<p>Bat\u0131l\u0131la\u015fma taraftarlar\u0131, bat\u0131l\u0131la\u015fma d\u00fc\u015f\u00fcncesini kabul ettirme yolunda dayand\u0131klar\u0131 en b\u00fcy\u00fck aldatmaca ve arg\u00fcman, modernle\u015fme, geli\u015fme ve \u015fehirle\u015fme gibi yald\u0131zl\u0131 etiketler kullanmalar\u0131yd\u0131.&nbsp; \u00d6zelde Arap genelde M\u00fcsl\u00fcman akl\u0131n\u0131 \u201c\u0130slam ve Arap uyan\u0131\u015f\u0131, tamamen Frans\u0131z seferi ile irtibatl\u0131\u201d oldu\u011fu ve \u201cFrans\u0131z seferi olmasayd\u0131 uyan\u0131\u015f olmazd\u0131\u201d d\u00fc\u015f\u00fcncesini zihinlerde yerle\u015ftirmeye, Frans\u0131z seferi \u00f6ncesi zaman dilimini \u201ctamamen \u00f6l\u00fc bir d\u00f6nem\u201d anlam\u0131nda &#8220;gerileme \u00e7a\u011flar\u0131&#8221; terimi ile ifade etmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlard\u0131 ve neredeyse kimsenin tart\u0131\u015fmad\u0131\u011f\u0131 bir ger\u00e7ekmi\u015f gibi alg\u0131lan\u0131yordu. Peki, ger\u00e7ekten b\u00f6yle miydi?<\/p>\n\n\n\n<p>Allah&#8217;\u0131n izniyle bir sonraki b\u00f6l\u00fcmde bu konuyu i\u015flemeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z.<\/p>\n\n\n\n<hr class=\"wp-block-separator has-alpha-channel-opacity\"\/>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref1\" id=\"_ftn1\">[1]<\/a> &#8211; Bkz. Q\u0131ssat el-Hadara (Medeniyetin \u00d6yk\u00fcs\u00fc), Vel-Durand, Arap\u00e7aya \u00c7eviren: Muahmmed Bdran, el-\u00dcsra Kitapevi, Kahire, 2001, C: 11-12, M 6.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref2\" id=\"_ftn2\">[2]<\/a> &#8211; (2. El-M\u00fctenebbi, Risale Fi et-Tariq \u0130la Siqafetina (K\u00fclt\u00fcr\/Medeniyetimize Giden Yolda Bir Risale), Mahmud Muhammed \u015eakir, Dar el-Medeni\/Cidde, Mektebe el-Hanci\/M\u0131s\u0131r, 1987, S: 35.)<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref3\" id=\"_ftn3\">[3]<\/a> &#8211; el-\u0130slam ve el-Mesihiyye (\u0130slam ve Hristiyanl\u0131k), Alexey Jawravsky, Arap\u00e7aya \u00c7eviren: Dr. Halef Muhammed el-Cerrad, Kontrol ve takdim eden: Mahmud Hamdi Zakzuk, Alem el-Marife, Kuveyt, 1996, S: 74-75)<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref4\" id=\"_ftn4\">[4]<\/a> &#8211; Bkz. el-Hareke el-Salibiyye, Safha M\u00fc\u015friqa Fi Tarih el-Cihad el-Arabi Fi el-Usur el-Vusta (Ha\u00e7l\u0131 Hareketi, Orta\u00e7a\u011flarda Arap Cihat Tarihinden Aydnl\u0131k Bir Sayfa), Dr. Said Abdulfettah A\u015fur, Mektebe el-Enclo el-M\u0131sriyye, 1978, 3. Bask\u0131, C: 1-2)<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref5\" id=\"_ftn5\">[5]<\/a> &#8211; el-M\u00fctenebbi, S: 38.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref6\" id=\"_ftn6\">[6]<\/a> &#8211; el-\u0130sti\u015frak ve Ta\u011frib el-Akl et-Tarih el-Arabi (Oryantalizm ve Tarihi Arap Akl\u0131n\u0131n Bat\u0131l\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131), Muhammed Yasin Arabi, Arap K\u00fclt\u00fcr\u00fc Milli Kurumu Yay\u0131nlar\u0131, Ribat, 1991, 1. Bask\u0131, S: 145.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref7\" id=\"_ftn7\">[7]<\/a> &#8211; el-M\u00fctenebbi, S: 40.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref8\" id=\"_ftn8\">[8]<\/a> &#8211; el-M\u00fctenebbi, S: 44.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref9\" id=\"_ftn9\">[9]<\/a> &#8211; Q\u0131ssat el-Hadara, C. 12, S: 23.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref10\" id=\"_ftn10\">[10]<\/a> &#8211; El-\u0130slam ve el-Mesihhiyye, S: 97.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref11\" id=\"_ftn11\">[11]<\/a> &#8211; Keyfe Sana\u2019n\u00e2 el-Qarn el-I\u015fr\u00een (20. Y\u00fczy\u0131l\u0131 Nas\u0131l \u0130n\u015fa Ettik), Roger Garodi, Arap\u00e7aya \u00c7eviren: Leyla Haf\u0131z, Dar el-\u015euruq, Kahire, 2001, 2. Bask\u0131, S: 132.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref12\" id=\"_ftn12\">[12]<\/a> &#8211; el-\u0130rhab el-\u011earbi, Roger Garoudi, Arap\u00e7aya \u00c7eviren: Dalya el-Tuh\u00ee, Nahid Abdulhamid, Sami Mendur, Dar e\u015f-\u015euruq, Kahire, 2004, 1. Bask\u0131, 1. Cilt, S: 135.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref13\" id=\"_ftn13\">[13]<\/a> &#8211; el-M\u00fctenebbi, S: 48.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref14\" id=\"_ftn14\">[14]<\/a> &#8211; Bkz: Memleket el-Hayvan (Hayvan Krall\u0131\u011f\u0131), Cuvier, Makale Fi et-Tefav\u00fct Beyne el-Uruq el-\u0130nsaniyye (\u0130nsan Irklar\u0131 Aras\u0131nda Farkl\u0131l\u0131\u011fa Dair Bir Makale), Gobineau, Uruq el-\u0130nsan es-Sevda (Siyah \u0130nsan Irklar\u0131, Robert Knox, Alqawanin en-Nefsiyye Li Tatawwur e\u015f-\u015euub (Halklar\u0131n Geli\u015fiminin Psikolojik Kanunlar\u0131), Gustav Le Bon.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref15\" id=\"_ftn15\">[15]<\/a> &#8211; Bkz: el-C\u00fcz\u00fbr e\u015f-\u015earqiyye Li el-Hadara el-\u011earbiyye (Bat\u0131 Medniyetinin \u015earkl\u0131 K\u00f6kleri), John M. Hobson, \u00c7eviren: Menal Qabil, Mektebet el-\u00dcsra, Kahire, 2008, S: 23.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref16\" id=\"_ftn16\">[16]<\/a> &#8211; Ve Dehalet el-Khylu el-Ezher (Ve At Ezher\u2019e girdi!), Muhammed Celal K\u0131\u015f\u0131k, ez-Zehra li el-\u0130\u2019lam el-Arabi, Kahire, 1990, 3. Bask\u0131, S: 19-20.<\/p>\n\n\n\n<p><a href=\"#_ftnref17\" id=\"_ftn17\">[17]<\/a> &#8211; Ayn\u0131 eser, S: 12-22.<\/p>\n<div class=\"gsp_post_data\" \r\n\t            data-post_type=\"post\" \r\n\t            data-cat=\"kavramlar\" \r\n\t            data-modified=\"120\"\r\n\t            data-created=\"1764343357\"\r\n\t            data-title=\"Bat\u0131l\u0131la\u015fma \u00d6yk\u00fcs\u00fc\/Bat\u0131l\u0131la\u015fman\u0131n Tarihi\" \r\n\t            data-home=\"https:\/\/ruyaa.cc\/tr\"><\/div>","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>D. Ali Ferid Bat\u0131l\u0131la\u015fma: Tohumlar\u0131 ve K\u00f6kleri Fatih Sultan Mehmet\u2019in Konstantinopolis&#8217;i (\u0130stanbul\u2019u) fethi, Napolyon&#8217;un M\u0131s\u0131r seferine benziyordu: \u0130ki medeniyet ve ilkeleri aras\u0131ndaki farktan kaynaklanan bu iki komutan\u0131n sava\u015f y\u00f6ntemleri ve fetih ama\u00e7lar\u0131 farkl\u0131l\u0131k arz etse de, her ikisi de \u00e7a\u011f a\u00e7\u0131p \u00e7a\u011f kapayan ve sava\u015fa maruz kalan iki toplumu uyand\u0131r\u0131p harekete ge\u00e7iren bir \u00f6zelli\u011fe sahipti.&nbsp;&nbsp; &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":1661,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"om_disable_all_campaigns":false,"pmpro_default_level":"","footnotes":""},"categories":[164],"tags":[],"class_list":["post-1660","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-kavramlar","pmpro-has-access"],"aioseo_notices":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/ruyaa.cc\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1660","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/ruyaa.cc\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/ruyaa.cc\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/ruyaa.cc\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/ruyaa.cc\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1660"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/ruyaa.cc\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1660\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":1663,"href":"https:\/\/ruyaa.cc\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1660\/revisions\/1663"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/ruyaa.cc\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media\/1661"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/ruyaa.cc\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1660"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/ruyaa.cc\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1660"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/ruyaa.cc\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1660"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}